İlk bölümüyle bizleri kendine hayran bırakan Frequency, ardından yayınladığı 3 bölümle de adından çokça söz ettirdi ve önemli bir kitleyi kendine çekmeyi başardı. En azından benim araştırmalarım bu yönde kii ”ben sevdiysem kesin tutar bu dizi” gibi enteresan bir inancım da söz konusudur pek tabi dostlar 🙂 Neyse çok uzatmadan dizimizin akışına geçelim…

Önceki bölümlerde başrolümüz önce babasıyla radyo aracılığıyla konuşmaya başlamış, ardından da paralel evren mantığını işleterek 20 yıl sonra oluşacak olayları 20 yıl önceden engelleme girişimlerine başlamıştı. Tabi bu değişimler Raimy Sullivan için hiçte iyi olmayacaktı… Babasıyla kurduğu iletişim sonrası birlikte çalışmaya başlayan ikili, önce Frank Sullivan’ın ölümünü engeller. Ancak hiçbir şey bekledikleri gibi gelişmez! Şöyle ki, Raimy babası Frank’i kurtardıktan sonra günümüzde her şeyin güllük gülistanlık olmasını beklerken; bir anda annesiz büyüdüğünü ve aslında sevgilisi olan kişinin onu hiç tanımamış olduğunu görür. Evet, 20 yıl öncesinde yapılan tek bir hamle Raimy’nin tüm hayatını değiştirmiştir! Peki ya şimdi ne olacak?

 

Frequency 1. sezon 3. bölüm

Frequency 1. sezon 3. bölüm

 

İşte yeni bölümle bu dalgalanmalara biraz daha ışık tuttuklarını gördük desek yeridir. Şöyle ki, Raimy yeni hayatına uyum sağlamaya çalışmakta; Frank ise eşini kurtarmaya çalışmaktadır. Gerçi annemiz bir türlü söylenenleri dinlememekte ya neyse, ona da ayrı bir kıl olsam da şimdilik üstüne gitmeyeceğim. Hayır yani Nightingale katili direkt olarak hemşireleri hedef almakta ve sende iyi bir hemşiresin; ayrıca kocan da bu işlerin içindeki bir polis. Neden dinlemezsin ki adamın sözünü? Aaah ahhh deli oluyorum böyle karakterlere ya! Neyse bizim ikilinin araştırmaları sonuç verir ve ilk katili gözlerine kestirirler; Thomas Goff. Gerçi o arkadaşı da hala çözemedim. Hep mi aşırı zengin çocukları böyle manyak katiller olur arkadaş, rahat mı dokunuyor yani hayırdır? Şimdi birileri çıkıp ‘’psikolojik bir durum buuu!’’ diye atılacaktır da geçiniz efendim bu işleri, hepsi şov peşinde hepsiiii. Yeni bölümümüzle birlikte yani 3. Bölümle Frank Thomas’ın evine gider ve Thomas’ın annesinin haykırışlarını kaale almadan kulübeye dalış yapar. Açılan kapak sonrası orada ölen kadının kemikleri ortaya çıkar ancak yine yapılan bazı hamleler sonrası o kadının kaçışı ve kemiklerin yok oluşuyla bizleri yine deli saçması bir duruma sürükler senaristimiz sağolsun…

Bir tarafta 96 senesinde Thomas’ın peşinde olan Frank, diğer tarafta ise 2016 senesinde yine Frank’ın peşinde olan kızı Raimy. Cidden çok fantastik değil mi? Bayılıyorum bu dizinin karmaşasına 🙂 Neyse, son müdahaleler sonrası Thomas’ın elindeki kız kaçar ve hayatı kurtulur ancak Thomas’ın annesi de çocuğunu çoktan kayıplara karıştırmıştır bile. İşte tam da bu devrede Raimy devreye girer ve anneyi sorgu odasına alarak, çocuğunun yaptıklarını yüzüne vurur. Bu işlen annemizin vicdan yapmasına ve Thomas’ın yerini söylemesine neden olur. Belirtilen alana giden Raimy, Thomas’ı aksiyon dolu bir çatışma sonrası tutuklar ve arabasına alarak emniyete doğru yol alır… Dememi bekliyordunuz tabi ama emniyete değil de ıssız bir alana götürür 🙂 Malum annesini o adam öldürmüştür ve bunun sebebini öğrenmesi ve öç alması gerekmektedir! Gerçi biraz sürprizi bozacağım belki ama annemizi o adam öldürmemiş ve nightingale katili de kendisi değildir (çok sövmeyin bana dostlar, diziye hakim olanlar durumu çoktan anlamış ve bu yazıyı da zevk için okumakta).

 

frequency-dizi

frequency

 

Thomas’ı ıssız bir yere götüren Raimy, silahı ona doğrultmuş bir şekilde beklemekteyken diğer tarafta ise 96 senesindeki Frank, yine Thomas’ın peşindedir. Ancak Thomas, kayıplara karıştıktan sonra sürpriz bir şekilde bulunmuş olmanın yükünü kaldıramaz ve hapse de girmek istemediği için tam Frank’a yakalanmak üzereyken kendini arabanın önüne atar ve hayatını kaybeder! Tabi 96 senesinde ölümü gerçekleşince, 2016 senesinde de bir anda Raimy’nin önünden kaybolur! 

Abi çok iyi değil mi yaa 🙂 İzlerken de bu tepkileri veriyordum, beni maruz görün lütfen. Sonrasında babası ile görüşen Raimy, katilin o olmadığını ve çalışmaları daha da sağlamlaştırmaları gerektiğini konuşur ve bölümümüz sakin bir şekilde son bulur…

Yazıyı Oylayın
Tags:
Avatar for Ahmet Cem

Related Article

0 Comments

Leave a Comment